Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi
kdh
 
k kdh k
   
     
  menu
 
 
 
kdh.gov.tr
Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi




» 08.Mart.2010
» 09.Mart.2010
» 10.Mart.2010



....................................................................................................................................................................................................................................................................................

HASTALAR HAKLARI
....................................................................................................................................................................................................................................................................................


 
» Hasta Hakları
 

a)

 Hasta Hakları

İnsan, sadece insan olmasından dolayı doğuştan bazı hakları kazanarak dünyaya adımını atmaktadır. Hak kavramı evrensel bir kavramdır. Kısaca hak; ‘hukuk kurallarının kişilere tanıdığı yetki’ olarak tanımlanabilir.

İnsan hakları ilk kez 1215 yılında İngiltere’de tanınmıştır. Resmi olarak 18. yüzyıl sonlarında Amerikan Haklar Bildirgesi ve 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Evrensel Bildirgesi yayımlanmıştır. Birleşmiş Milletlerin kurulmasıyla insan hakları evrensel hale geldi. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yayınlandı. Buna göre; herkesin özgür, onurlu, hakları bakımından eşit oldukları belirtilmektedir.

İnsan haklarını kısaca; tüm insanların her açıdan doğuştan eşit ve özgür olması diye tarif etmek mümkündür. Söz konusu bu özgürlük, başkalarının haklarına saygılı olmak ve bu hakları çiğnememe zorunluluğu ile dengelenmiştir. Çeşitli insan hakları bulunmaktadır. Hasta hakları da temel insan haklarından birisidir.

Bir Sağlık Kuruluşuna, Sağlık Hizmeti Almak İçin Başvurduğunuzda;

1)     Hizmetten genel olarak faydalanma:

Adalet ve Hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmetlerinden faydalanma. Irk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, felsefi inanç,ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmadan hizmet alma hakkı vardır.

2)     Bilgilendirme ve bilgi isteme:

Her türlü sağlık hizmetinin ve imkanının neler olduğunu öğrenmeye ve sağlık durumu ile ilgili her türlü bilgiyi sözlü veya yazılı isteme hakkı vardır.

3)     Sağlık kuruluşunu  ve personelini, seçme ve değiştirme:

Sağlık kuruluşunu seçmeye, değiştirmeye ve seçtiği sağlık tesisinde verilen sağlık hizmetlerinden faydalanmaya, sağlık hizmeti verecek vermekte olan tabiplerin ve diğer sağlık çalışanlarının kimliklerini, görev ve unvanlarını öğrenmeye seçme ve değiştirmeye hakkı vardır.

4)     Mahremiyet:

Gizliliğe uygun bir ortamda her türlü sağlık hizmeti almaya hakları vardır.

5)     Reddetme, durdurma ve rıza:

Tedaviyi reddetmeye, durdurulmasını istemeye, tıbbi müdahalelerde rızasının alınmasına ve rıza çerçevesinde hizmetten faydalanmaya hakkı vardır.

 6)     Güvenlik :

Sağlık hizmetini güvenli bir ortamda almaya hakkı vardır.

7) Dini vecibeleri yerine getirebilme :

Sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve idarece alınan tedbirler çerçevesinde, dini vecibelerini yerine getirmeye hakkı vardır.

8) İnsani değerlere saygı gösterilmesi, saygınlık görme ve rahatlık:

Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güler yüzlü, nazik, şefkatli bir ortamda, her türlü hijyenik şartlar sağlanmış gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş bir sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.

9) Ziyaret ve refakatçi bulundurma:

Sağlık tesislerince belirlenen usül ve esaslar çerçevesinde ziyaretçi kabul etmeye ve mevzuatın ve sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve hekimin uygun görmesi halinde refakatçi bulundurmaya hakkı vardır

10) Müracaat, şikayet ve dava hakkı:

Haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü başvuru, şikayet ve dava hakkını kullanmaya hakkı vardır.

b)

 Hasta Sorumlulukları

1. GENEL SORUMLULUKLAR

1.1. Kişiler kendi sağlığına dikkat etmek için elinden geleni yapmalı ve sağlıklı bir yaşam için verilen tavsiyelere uymalıdır.

1.2. Kişi uygunsa kan verebilir ya da organ bağışında bulunabilir.

1.3. Basit durumlarda kişiler kendi bakımlarını yapmalıdır.

2. SOSYAL GÜVENLİK DURUMU

2.1.Hasta; sağlık, sosyal güvenlik ve kişisel bilgilerindeki değişiklikleri zamanında bildirmek durumundadır.

2.2.Hasta; sağlık karnesinin (Bağ-Kur, Yeşil Kart gibi) vizesini zamanında yaptırmak zorundadır.

3. SAĞLIK ÇALIŞANLARINI BİLGİLENDİRME

3.1.Hasta; yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, yatarak herhangi bir tedavi görüp görmediğini, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve tüm sağlığıyla ilgili bilgileri tam, eksiksiz vermelidir.

4. HASTANE KURALLARINA UYMA

4.1. Hasta; başvurduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır.

4.1.Hasta sağlık Bakanlığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarınca belirlenen sevk zincirine uymalıdır .

4.2.Hastanın; tedavi, bakım ve rehabilitasyon sürecince sağlık çalışanları ile işbirliği içinde olması beklenir.

4.3.Hasta; randevulu hizmet veren bir sağlık tesisinden yararlanıyorsa randevunun tarih ve saatine uyması ve değişiklikleri ilgili yere bildirmesi gerekir.

4.4. Hasta; hastane personelinin, diğer hastaların ve ziyaretçilerin haklarına saygı göstermelidir.

4.5. Hasta; hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorundadır.

5. TEDAVİSİ İLE İLGİLİ ÖNERİLERE UYMA

5.1.Hasta; tedavisi ve ilaçlarla ilgili tavsiyeleri dikkatle dinlemeli ve anlayamadığı yerleri sormalıdır.

5.2.Hastanın;  tedavisiyle ilgili önerilere uyum sağlayamama durumu söz konusu ise bunu sağlık çalışanına bildirmesi gerekir.

5.3.Hasta sağlık bakım  ve taburculuk sonrası bakım planını beklendiği gibi doğru anlayıp anlamadığını belirtmesi gerekir.  

5.4.Hasta; uygulanacak tedaviyi reddetmesi veya önerilere

uymamasından dolayı doğacak sonuçlardan kendisi sorumludur.

c)

 Hekim Hakları
  • Çağdaş bilimsel tıp olanaklarını uygulama hakkı.

  • Mesleğini uygularken etik ilkelere bağlı olma hakkı.

  • Hekimin baskı altında olmadan mesleğini uygulama hakkı.

  • Hekimin kendi değerlerine ters düşen durumlardan kaçınma

  • Hekimin sağlığını koruma hakkı.

  • Hekimin yeterli bir gelir düzeyi talep etme hakkı.

  • Hekimin hastayı reddetme hakkı.

  • Hekimin yönetsel süreçlere katılma hakkı.

  • Hekimin danışma hakkı.

  • İyileşme garantisi vermeme hakkı.

  • Yeterli zaman ayırma hakkı.

  • Hastayı aleyhine tanıklıktan  çekilme hakkı.

  • Tedavi yöntemini seçme hakkı.

d)
 Hasta Hekim Hakları
  • Hasta kendine yeterli süre ayrılmasını ister 

  • Hekim de hastasına yeterli süre ayırmak ister .

  • Hasta temiz ve çağdaş sağlık tesisi ister

  • Hekim de temiz ve çağdaş sağlık tesisinde çalışmak İster.

  • Hastada hekimde aralarına parasal konuların girmesini istemez.

  • Hasta tıbbi gelişmeleri izleyen hekim ister

  • Hekim bilimsel gelişmeleri takip etmek ister.

  • Hasta sevgi ,saygı ve şevkat görmek ister

  • Hekim kendisine saygılı davranılmasını ve güvenilmesini ister .

  • Hasta saatlerce poliklinik sırasında beklemek istemez

  • Hekim poliklinik kapısında hastaların yığılmasını isteme

e)

 Hasta Hakları Yönetmeliği

Resmi Gazete, Tarih: 01.08.1998; Sayı: 23420

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler

Amaç

Madde 1- Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen "hasta hakları"nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin "hasta hakları"ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usül ve esasları düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır.

Kapsam

Madde 2- Bu Yönetmelik; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşlarda veya bunların dışında hizmete katılan her kademedeki ve unvandaki ilgilileri ve hizmetten faydalanma hakkını haiz olan bütün fertleri kapsar.

Hukuki Dayanak

Madde 3- Bu Yönetmelik; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 9 uncu maddesinin (c) bendine ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4- Bu Yönetmelik'te geçen deyimlerden;

a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığı'nı,

b) Hasta: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimseyi,

c) Personel: Hizmetin, resmi veya özel sağlık kurumlarında ve kuruluşlarında veya serbest olarak sunulmasına bakılmaksızın, sağlık hizmetinin verilmesine iştirak eden bütün sağlık meslekleri mensuplarını ve sağlık meslekleri mensubu olmasa bile sağlık hizmetinin verilmesine sorumlu olarak iştirak eden kimseleri,

d) Sağlık kurum ve kuruluşu: Milli Savunma Bakanlığı'na ait olanlar hariç olmak üzere, sağlık hizmeti verilen resmi veya özel bütün kurum ve kuruluşlar ile tababet icra edilen bütün yerleri,

e) Hasta hakları: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin, sırf insan olmaları sebebiyle sahip bulundukları ve T.C. Anayasası, milletlerarası andlaşmalar, kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklarını,

ifade eder.

İlkeler

Madde 5- Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması şarttır:

a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama hakkının, en temel insan hakkı olduğu, hizmetin her safhasında daima gözönünde bulundurulur.

b) Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.

c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.

d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.

e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz.

f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

İKİNCİ BÖLÜM

Sağlık Hizmetlerinden Faydalanma Hakkı

Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma

Madde 6- Hasta,adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamanın teşvik edilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere, sağlık hizmetlerinden ihtiyaçlarına uygun olarak faydalanma hakkına sahiptir. Bu hak, sağlık hizmeti veren bütün kurum ve kuruluşlar ile sağlık hizmetinde görev alan personelin adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun hizmet verme yükümlülüklerini de içerir.

Bilgi İsteme

Madde 7- Hasta, sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda bilgi isteyebilir. Bu hak, hangi sağlık kuruluşundan hangi şartlara göre faydalanılabileceğini, sağlık kurum ve kuruluşları tarafından verilen her türlü hizmet ve imkanın neler olduğunu ve müracaat edilen kuruluşta verilen sağlık hizmetlerinden faydalanma usulüne öğrenme haklarını da kapsar.

Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastayı birinci fıkra uyarınca bilgilendirmek için yeterli teknik donanımı haiz birimi oluşturmak; bu birimde, hastaya kesin ve yeterli bilgi verebilecek nitelik ve ehliyete sahip personeli daimi olarak istihdam etmek ve hastanın ihtiyacı olan birimlere kolayca ulaşabilmesini temin etmek üzere, kuruluşun uygun yerlerinde bilgilendirici tabela, broşür ve işaretler bulundurmak gibi tedbirleri almak zorundadırlar.

Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme

Madde 8- Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usül ve şartlara uyulmak kaydı ile, sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir.

Mevzuat ile belirlenmiş sevk sistemine uygun olmak şartı ile hasta sağlık kuruluşunu değiştirebilir. Ancak,kuruluşu değiştirmenin hayati tehlikeye yol açıp açmayacağı ve hastalığının daha da ağırlaşıp ağırlaşmayacağı hususlarında hastanın tabip tarafından aydınlatılması ve hayati tehlike bakımından sağlık kuruluşunun değiştirilmesinde tıbben sakınca görülmemesi esastır.

Acil vak'alar dışında, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olup da mevzuatın öngördüğü sevk zincirine uymayanlar aradaki ücret farkını kendileri karşılar.

Hastanın sağlık kuruluşunda kalmasında tıbben fayda bulunmayan veya bir başka sağlık kuruluşuna nakli gerekli olan hallerde, durum hastaya veya 15 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kişilere açıklanır. Nakilden önce, gereken bilgiler nakil talebinde bulunulan veya tıbben uygun görülen sağlık kuruluşuna, sevkeden kuruluş veya mevzuatla belirlenen yetkililerce verilir. Her iki durumda da hizmetin aksamadan ve kesintisiz olarak verilmesi esastır.

Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme

Madde 9- Hastaya talebi halinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir.

Mevzuat ile belirlenmiş usüllere uyulmak şartı ile hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu istemek hakkı vardır.

Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları kullanıldığında, mevzuat ile belirlenen ücret farkı, bu hakları kullanan hasta tarafından karşılanır.

Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme

Madde 10- Sağlık kuruluşunun hizmet verme imkanlarının yetersiz veya sınırlı olması sebebiyle sağlık hizmeti talebi zamanında karşılanamayan hallerde, hastanın, öncelik hakkının tıbbi kriterlere dayalı ve objektif olarak belirlenmesini istemek hakkı vardır.

Acil ve adli vak'alar ile yaşlılar ve özürlüler hakkında öncelik sırasının belirlenmesinde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım

Madde 11- Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.

Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı

Madde 12- Teşhis, tedavi veya korunma maksadı olmaksızın, ölüme veya hayati tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek veya akli veya bedeni mukavemeti azaltabilecek hiçbir şey yapılamaz ve talep de edilemez.

Ötenazi Yasağı

Madde 13- Ötenazi yasaktır.

Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dahil, kimsenin hayatına son verilemez.

Tıbbi Özen Gösterilmesi

Madde 14- Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sağlık Durumu İle İlgili Bilgi Alma Hakkı

Genel Olarak Bilgi İsteme

Madde 15- Hasta; sağlık durumunu, kendisine uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydaları ve muhtemel sakıncaları, alternatif tıbbi müdahale usülleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçları ve hastalığın seyri ve neticeleri konusunda sözlü veya yazılı olarak bilgi istemek hakkına sahiptir.

Sağlık durumu ile ilgili gereken bilgiyi, bizzat hasta veya hastanın küçük, temyiz kudretinden yoksun veya kısıtlı olması halinde velisi veya vasisi isteyebilir. Hasta, sağlık durumu hakkında bilgi almak üzere bir başkasına da yetki verebilir. Gerek görülen hallerde yetkinin belgelendirilmesi istenilebilir.

Hasta, tedavisi ile ilgilenen tabip dışında bir başka tabipten de sağlık durumu hakkında bilgi alabilir.

Kayıtları İnceleme

Madde 16- Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

Kayıtların Düzeltilmesini İsteme

Madde 17- Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir.

Bu hak, hastanın sağlık durumu ile ilgili raporlara itiraz ve aynı veya başka kurum ve kuruluşlarda sağlık durumu hakkında yeni rapor düzenlenmesini isteme haklarını da kapsar.

Bilgi Vermenin Usulü

Madde 18- Bilgi, gerektiğinde tercüman kullanılarak, hastanın anlayabileceği şekilde, tıbbi terimler mümkün olduğunca kullanılmadan, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden ve hastanın ruhi durumuna uygun ve nazik bir ifade ile verilir.

Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken haller

Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.

Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır.

Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.

Bilgi Verilmesini Yasaklama

Madde 20- İlgili mevzuat hükümlerine ve hastalığın mahiyetine göre yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği haller dışında; hasta, sağlık durumu hakkında kendisine veya ailesine veya yakınlarına bilgi verilmemesini isteyebilir

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Hasta Haklarının Korunması

Mahremiyete Saygı Gösterilmesi

Madde 21- Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.

Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;

a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,

b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,

c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,

d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,

e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına  müdahale edilmemesini,

f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.

Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez.

Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekli ise; önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır.

Rıza Olmaksızın Tıbbi Ameliyeye Tabi Tutulmama

Madde 22- Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.

Bir suç işlediği veya buna iştirak ettiği şüphesi altında bulunan kişinin işlediği suçun muhtemel delillerinin, kendisinin veya mağdurun vücudunda olduğu düşünülen hallerde; bu delillerin ortaya çıkarılması için sanığın veya mağdurun tıbbi ameliyeye tabi tutulması, hakimin kararına bağlıdır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu ameliye, cumhuriyet savcısının talebi üzerine yapılabilir.

Bilgilerin Gizli Tutulması

Madde 23- Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.

Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi, bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki sorumluluğunu kaldırmaz.

Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.

Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Tıbbi Müdahalede Hastanın Rızası

Hastanın Rızası ve İzin

Madde 24- Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınır. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı veya hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmaz.

Kanuni temsilci tarafından muvafakat verilmeyen hallerde, müdahalede bulunmak tıbben gerekli ise, velayet ve vesayet altındaki hastaya tıbbi müdahalede bulunulabilmesi; Türk Medeni Kanunu'nun 272 nci ve 431 inci maddeleri uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.

Kanuni temsilciden veya mahkemeden izin alınması zaman gerektirecek ve hastaya derhal müdahale edilmediği takdirde hayatı veya hayati organlarından birisi tehdit altına girecek ise, izin şartı aranmaz.

Üçüncü fıkrada belirtilen ve hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil haller haricinde, rızanın her zaman geri alınması mümkündür.

Rızanın geri alınması, hastanın tedaviyi reddetmesi anlamına gelir.

Rızanın müdahale başladıktan sonra geri alınması, ancak tıbbi yönden sakınca bulunmaması şartına bağlıdır.

Tedaviyi Reddetme ve Durdurma

Madde 25- Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını istemek hakkına sahiptir. Bu halde, tedavinin uygulanmamasından doğacak sonuçların hastaya veya kanuni temsilcilerine veyahut yakınlarına anlatılması ve bunu gösteren yazılı belge alınması gerekir.

Bu hakkın kullanılması, hastanın sağlık kuruluşuna tekrar müracaatında hasta aleyhine kullanılamaz.

Küçüğün veya Mahcurun Tıbbi Müdahaleye İştiraki

Madde 26- Kanuni temsilcinin muvafakatinin gerektiği ve yeterli olduğu hallerde dahi, mümkün olduğu ölçüde küçük veya mahcur olan hastanın dinlenmesi suretiyle tıbbi müdahaleye iştiraki sağlanır.

Alışılmış Olmayan Tedavi Usullerinin Uygulanması

Madde 27- Klinik veya laboratuar muayeneleri sonucunda bilinen klasik tedavi metodlarının hastaya fayda vermeyeceğinin sabit olması ve daha evvel deney hayvanları üzerinde kafi derecede tecrübe edilmek suretiyle faydalı tesirlerinin anlaşılması ve hastanın rızasının bulunması şartları birlikte mevcut olduğunda, bilinen klasik tedavi metodları yerine başka bir tedavi usulü uygulanabilir. Ayrıca, bilinen klasik tedavi metodu dışındaki bir metodun uygulanabilmesi için, hastaya faydalı olacağının ve bu tedavinin bilinen klasik tedavi usullerinden daha elverişsiz sonuç vermeyeceğinin muhtemel olması da şarttır.

Evvelce tecrübe edilmemiş bir tıbbi tedavi ve müdahale usulü, ancak zarar vermeyeceğinin ve hastayı kurtaracağının mutlak olarak öngörülmesi halinde yapılabilir.

Altıncı Bölüm'de yer alan hükümler saklıdır.

Rızanın Şekli ve Geçerliliği

Madde 28- Mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında, rıza herhangi bir şekle bağlı değildir.

Hukuka ve ahlaka aykırı olarak alınan rıza hükümsüzdür ve bu şekilde alınan rızaya dayanılarak müdahalede bulunulamaz.

Organ ve Doku Alınmasında Rıza

Madde 29- 18 yaşından küçük ve mümeyyiz olmayanlardan organ ve doku alınamaz. Bu şartları tamam olanlardan teşhis, tedavi ve bilimsel amaçlar ile organ veya doku alınması, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun'un 6 ncı maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına tabidir. Ölüden organ ve doku alınma şartı ve cesetlerin bilimsel araştırma için muhafazası hususunda 2238 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi hükümleri saklıdır.

Aile Planlanması Hizmetleri ve Gebeliğin Sona Erdirilmesi

Madde 30- İlgilinin rızası mevcut olsun veya olmasın, Bakanlık tarafından tespit edilmiş olanlar dışındaki ilaç ve araçlar aile planlaması hizmetlerinde kullanılamaz.

Gebeliğin sona erdirilmesi, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile öngörülen şartlara tabidir.

Sterilizasyon ve gebeliğin sona erdirilmesi hallerinde, hastanın rızası ile evli ise eşinin de rızası gereklidir.

Rızanın Kapsamı

Madde 31- Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.

Hastanın, uygulanacak tıbbi müdahale için verdiği rıza, bu müdahalenin gerektirdiği sair tıbbi işlemleri de kapsar. Ancak, tıbbi işlemlerin uygulanmasında, bu Yönetmelik'te ve diğer mevzuatta belirlenen hakların ihlal edilmemesi için azami ihtimam gösterilir.

ALTINCI BÖLÜM

Tıbbi Araştırmalar

Tıbbi Araştırmalarda Rıza

Madde 32- Hiç kimse; Bakanlığın izni ve kendi rızası bulunmaksızın, tecrübe, araştırma veya eğitim amaçlı hiçbir tıbbi müdahale konusu yapılamaz.

Tıbbi araştırmalardan beklenen tıbbi fayda ve toplum menfaati, üzerinde araştırma yapılmasına rıza gösteren gönüllünün hayatından ve vücut bütünlüğünün korunmasından üstün tutulamaz.

Tıbbi araştırmalar, sadece, mevzuata göre araştırmada bulunmayan yetkili ve yeterli tıbbi bilgi ve tecrübeyi haiz olan personel tarafından, mevzuat ile belirlenmiş bulunan yerlerde yürütülür.

Gönüllünün tıbbi araştırmaya rıza göstermiş olması, bu araştırmada görev alan personelin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Gönüllünün Korunması ve Bilgilendirilmesi

Madde 33- Araştırmalarda, gönüllünün sağlığına ve diğer kişilik haklarına zarar verilmemesi için gereken bütün tedbirler alınır. Araştırmanın gönüllüye vereceği muhtemel zararlar önceden tespit edilemediği takdirde; gönüllü, rızası bulunsa dahi, araştırma konusu yapılamaz.

Gönüllü; araştırmanın maksadı, usulü, muhtemel faydaları ve zararları ve araştırmaya iştirak etmekten vazgeçebileceği ve araştırmanın her safhasında başlangıçta verdiği rızayı geri alabileceği hususlarında, önceden yeterince bilgilendirilir.

Rıza Alınmasının Usülü ve Şekli

Madde 34- Tıbbi araştırma hakkında yeterince bilgilendirilmiş olan gönüllünün rızasının maddi veya manevi hiçbir baskı altında olmaksızın, tamamen serbest iradesine dayanılarak alınmasına azami ihtimam gösterilir.

Tıbbi araştırmalarda rıza yazılı şekil şartına tabidir.

Küçüklerin ve Mümeyyiz Olmayanların Durumu

Madde 35- Reşit ve mümeyyiz olmayanlara, kendilerine faydası olmadan, sırf tıbbi araştırma amacı güden tıbbi müdahaleler hiçbir surette tatbik edilemez. Faydaları bulunması şartı ile reşit ve mümeyyiz olmayanlar üzerinde tıbbi araştırma yapılması, velilerinin veya vasilerinin rızasına bağlıdır.

Kanuni temsilci tarafından muvafakat verilmeyen hallerde, 24 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.

İlaç ve Terkiplerin Araştırma Amacıyla Kullanımı

Madde 36- Özel mevzuatına göre izin veya ruhsat alınmış olsa dahi, sırf tıbbi araştırma amacı ile hasta üzerinde kendi rızası ve Bakanlığın izni bulunmaksızın hiçbir ilaç ve terkip kullanılamaz.

İlaç ve terkiplerin tıbbi araştırmada kullanımı, 29/11/1993 tarihli ve 21480 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İlaç Araştırmaları Hakkında Yönetmelik hükümlerine tabidir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Diğer Haklar

Güvenliğin Sağlanması

Madde 37- Herkesin, sağlık kurum ve kuruluşlarında güvenlik içinde olmayı bekleme ve bunu istemek hakları vardır.

Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastaların ve ziyaretçi ve refakatçi gibi yakınlarının can ve mal güvenliklerinin korunması ve sağlanması için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Tutuklu ve hükümlerin sağlık kurum ve kuruluşlarında muhafazaları ile ilgili özel mevzuat hükümleri saklıdır.

Dini Vecibeleri Yerine Getirebilme ve Dini Hizmetlerden Faydalanma

Madde 38- Sağlık kurum ve kuruluşlarının imkanları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır.

Kurum hizmetlerinde aksamalara sebebiyet verilmemek, başkalarını rahatsız etmemek ve personelce düzenlenip yürütülen tıbbi tedaviye hiç bir şekilde müdahalede bulunulmamak şartı ile hastalara dini telkinde bulunmak ve onları manevi yönden desteklemek üzere talepleri halinde, dini inançlarına uygun olan din görevlisi davet edilir. Bunun için, sağlık kurum ve kuruluşlarında uygun zaman ve mekan belirlenir.

İfadeye muktedir olmayıp da dini inancı bilinen ve kimsesiz olan agoni halindeki hastalar için de, talep şartı aranmaksızın, dini inançlarına uygun olan din görevlisi çağrılır.

Bu hakların nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kuruluşunun çalışma usul ve esaslarını gösteren mevzuatta ayrıca düzenlenir.

İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret

Madde 39- Hasta, kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkına sahiptir.

Sağlık hizmetlerinde görev alan bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güleryüzlü, nazik, şefkatli ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuat ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davranmak zorundadır.

Sağlık hizmetlerinin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri sözkonusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgi verilir.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında, insan haysiyetine yakışır gereken her türlü hijyenik şartların sağlanması, gürültünün ve rahatsız edici diğer bütün etkenlerin bertaraf edilmesi esastır. Gerektiğinde, bu hususlar hasta tarafından talep konusu yapılabilir.

Hasta ziyaretçilerinin kabul edilmesi, kurum veya kuruluşça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak ve hastaların huzur ve sükunlarını bozacak fiil ve tutumlara sebebiyet vermeyecek şekilde gerçekleştirilir ve bu konuda gereken tedbirler alınır.

Refakatçi Bulundurma

Madde 40- Muayene ve tedavi sırasında hastaya yardımcı olmak üzere; mevzuatın ve kurum imkanlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde, tedaviden sorumlu olan tabibin uygun görmesine bağlı olarak, refakatçi bulundurulması istenebilir.

Bu hakkın nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kurum ve kuruluşunun çalışma usül ve esaslarını gösteren mevzuata ayrıca düzenlenir.

Hizmetin Sağlık Kurum ve Kuruluşu Dışında Verilmesi

Madde 41- Hastalar, aşağıdaki hallerde sağlık hizmetlerinden bulundukları yerlerde de faydalanabilirler:

a) Koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesinde,

b) Tıbbi sebeplerden dolayı sağlık kuruluşuna bizzat gidilemeyen veya götürülemeyen hallerde,

c) Tabii afetler gibi olağanüstü hallerde.

Hizmetin sağlık kuruluşu dışında verilmesi ile ilgili usul ve esaslar, Bakanlık tarafından ayrıca düzenlenir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Sorumluluk ve Hukuki Korunma Yolları

Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı

Madde 42- Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.

Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Sorumluluğu

Madde 43- Hasta haklarının ihlali halinde, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş aleyhine maddi veya manevi veyahut hem maddi ve hem de manevi tazminat davası açılabilir.

Ancak, aleyhine dava açılacak merciin kamu kurum ve kuruluşu olması halinde;

a) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 nci maddesine göre; hakkın bir idari işlem dolayısı ile ihlal edilmesi halinde ilgililer, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilirler.

b) Aynı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca, zarar verici eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde maddi ve manevi tazminat olarak istenilen tazminat miktarı ayrı ayrı gösterilerek idareye müracaat edilmesi ve talebin açıkça veya zımnen reddi halinde kanuni süresi içinde idari yargı mercilerinde dava açılması gerekir.

Devlet Memuru veya Diğer Kamu Görevlisi Personelin Sorumluluğu

Madde 44- Bu Yönetmelik'te gösterilmiş olan hasta haklarının fiilen kullanılmasına mani olan veya bu hakları başka şekilde ihlal eden personelin, cezai, mali ve inzibati sorumluluklarının tamamı veya bunlardan bir kısmı doğabilir.

Birinci fıkrada belirtilen sorumluluklar haricinde, ihlalin durumuna göre, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş tarafından personel hakkında uygulanacak idari tedbir ve müeyyideler saklıdır.

Kamu Personelinin Sorumluluğunu Tespit Usulü

Madde 45- Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelin, hasta haklarını ihlal eden fiil ve halleri, şikayet halinde veya idarece kendiliğinden tespit edildiğinde, hadisenin takibi, soruşturulması ve gerekir ise müeyyideye bağlanması için doğrudan valiliklerce veyahut Bakanlık veya personelin görevli olduğu kurumlar tarafından müfettiş veya muhakkik görevlendirilir.

Kamu Personeli Hakkındaki Müeyyideler

Madde 46- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi personel tarafından ve görevleri sırasında herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

a) Kamu görevlisi olan personelin fiilinin niteliğine göre, soruşturmacı tarafından hakkında disiplin cezası teklif edilmiş ise, mevzuatın öngördüğü disiplin cezaları yetkili amir veya kurullarca usulüne göre takdir edilir.

b) Hak ihlali aynı zamanda ceza hukukuna göre suç teşkil ettiği takdirde, memur olan personel hakkında, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat hükümlerine göre yapılan soruşturma sonucunda lüzum-u muhakeme kararı verilir ise, dosya cumhuriyet başsavcılığı'na gönderilerek ceza davası açılması ve böylece personel hakkında fiiline uygun bulunan cezai müeyyidenin tatbiki sağlanır.

c) Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13 üncü maddesi ve ilgili diğer mevzuat uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğu doğrudan doğruya memur aleyhine açılacak dava yolu ile gerçekleştirilemez. Dava, 43 üncü maddede gösterilen usule göre, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu personelin hukuki sorumluluğunun doğması, idare aleyhine açılacak dava neticesinde tazmin kararı verilmesine bağlıdır.

Kamu görevlisi personelin verdiği zarar, mahkeme kararı üzerine idare tarafından tazmin edildikten sonra, müsebbibi olan sorumlu personele rücu edilir.

d) Kamu görevlisi personelin mesleklerini resmi görevleri dışında serbest olarak icra etmekte iken işledikleri fiillerden dolayı haklarında 47 nci maddeye göre işlem yapılır.

Kamu Görevlisi Olmayan Personelin Sorumluluğu

Madde 47- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi olmayan personel tarafından herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

a) Kamu görevlisi olmayan personel; hakları ihlal edilen hastanın doğrudan vaki olacak şikayeti üzerine veya bu fiillerin başka şekilde tespiti halinde Bakanlık veya başka kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan bildirim üzerine, bunların özel kanunlara göre kurulmuş olan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları haysiyet divanlarınca disiplin cezaları ile cezalandırılabilir.

b) Kamu görevlisi olmayan personelin hasta haklarını ihlallerinden doğan hukuki sorumlulukları, genel hükümlere göre doğrudan doğruya kendilerine veya bunları çalıştıran kurum ve kuruluşlara karşı veya hem kendilerine ve hem de çalıştıranlara karşı birlikte dava açılarak ileri sürülebilir.

c) Kamu görevlisi olmayan personel hakkında, ceza hukukuna göre suç teşkil eden fiilleri sebebiyle cezai müeyyideler tatbik edilmesi, genel hükümlere göre doğrudan doğruya cumhuriyet savcılıklarına yapılacak ihbar veya şikayet yoluyla gerçekleştirilebilir.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Son Hükümler

Kurum ve Kuruluş Yetkililerinin Görevi

Madde 48- Sağlık kurum ve kuruluşlarının yetkilileri; bu Yönetmelik'te ve diğer mevzuatta belirtilen hasta haklarının lafzına ve ruhuna uygun olarak kullanılabilmesine yardımcı olmak amacı ile bu Yönetmelik'te gösterilen "hasta hakları"nı bir liste, tabela veya broşür haline getirerek, bunları sağlık kurum ve kuruluşunun, hastalar, personel ve ziyaretçiler tarafından kolayca ulaşılıp okunabilecek uygun yerlerinde bulundurmak da dahil olmak üzere, gereken bütün tedbirleri almakla mükellef ve yetkilidir.

Saklı Olan Hükümler

Madde 49- Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması maksatları ve kanun hükümleri ile getirilen özel düzenlemeler ve sınırlamalar saklıdır.

Yürürlük

Madde 50- Bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 51- Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür

f)

 Hasta Hakları Yönergesi
Hasta Hakları Yönergesi Pdf formatındadır.

Dosyayı indirmek için tıklayınız.

g)

 Hasta Hakları Birimi

Sağlık Bakanlığı , hastaların haklarının korunması ve hastanelerde yaşanan sorunları önlemek amacıyla Devlet Hastanelerinde Hasta Hakları Birimleri kurdu.Sağlık Bakanlığı'nca hazırlanan “Sağlık Tesislerinde Hasta Hakları Uygulamalarına İlişkin Yönerge ” ye göre , hasta hakları ihlallerinin önlenmesi , uygulamaların geliştirilmesi , izlenmesi ve ülke genelinde koordine edilmesi amacıyla ,kurulan Hasta Hakları Birimleri ; hasta haklarının neler olduğuna dair bir standart oluşturacak , hasta haklarının uygulanmasına yönelik proje çalışmaları yapacak , hasta hakları ihlallerinin önlenmesine çalışacak. Birimler şikayetleri dinleyecek , yönlendirecek ,takip edecek ve şikayetlerin belirlenen süre içerisinde sonuçlanmasını sağlayacak.

Hastanelerde ayrıca , hastaların haklarını korumak ve sorunlara çözüm bulabilmek amacıyla Hastane Hasta Hakları Kurulu oluşturuldu . Kurul hasta hakları ihlallerine ilişkin başvuruları inceleyerek , değerlendirecek ve sonuçlandıracak . Hastanede hasta hakları uygulamalarını geliştirmek için Başhekime önerilerde bulunacak .

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de  aralık 2003 tarihinden itibaren kurulan Hasta Hakları Birimi gelen başvuruları değerlendirmekte , yönlendirmekte ve gerekli konularda Başhekimliğe önerilerde bulunmaktadır .

Başvurularınızı Sağlık Bakanlığı 184 telefon hattına, www.saglik.gov.tr internet adresine ve Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hasta Hakları Birimine yapabilirsiniz.

ğ)

 Hasta Hakları İhlali Nedenleri

Öğr.Gör.Sedat BOSTAN
KTÜ.Sağlık Hizmetleri MYO

Hasta hakları ihlalleri değişik nedenlerle izah edilebilir. Bu nedenleri sınıflayacak olursak üç ana başlık altında toplayabiliriz. Değişik sınıflamalarda yapmak mümkündür.

A.Hastaya bağlı nedenler.

B.Sağlık kurumu ve sağlık personeline bağlı nedenler.

C.Sağlık sistemi ve sağlık giderlerinin finansman yöntemine bağlı nedenler.

A. HASTAYA BAĞLI NEDENLER

Hastaya bağlı hasta hakları ihlalleri nedenlerinin başında hastaların haklarını bilmemesi gelmektedir. Hasta hakları kavramının dünyada ortaya çıkması, gelişmesi ve uluslararası düzenlemelere konu olması 1980’li yıllara dayanmaktadır. Ülkemizde deontoloji tüzüklerini saymazsak hasta hakları yönetmeliğinin yayınlanması 1990’lı yılların sonlarıdır.Dolaysıyla hasta hakları kavramı yeni bir kavram.Gerçi sağlıkla ilgili yasal düzenlemeler ve deontoloji tüzükleri içerisinde hastalara nasıl davranılması ve hasta hakları ile ilgili bir çok düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemelerin yeni bir anlayışla derlenip toplanması ve ön plana çıkartılması yenidir dersek daha doğru bir ifade kullanmış oluruz.

Hasta hakları kavramının yeni oluşması bu konuyla ilgili toplumsal bilgi birikiminin yetersizliğini doğurmaktadır. Hastalar bilgi birikiminin eksikliği ile bir sağlık kurumundan ve sağlık personelinden neler talep edebileceğini bilmemektedir. Sağlık uygulamalarında ortaya çıkan hoşnutsuzluklarını hangi makamlara iletebileceklerini ve sonuca nasıl gideceklerini bilmemektedir. Hatalı ve sağlıklarına zarar veren tıbbi uygulamaları yasal şikayet konusu yapabilecekleri ve uğradıkları zararı tazmin edebilecekleri konusunda bilgileri ve sonuç alabileceklerine dair umutları azdır.

Ayrıca hekim ve sağlık kuruluşlarına karşı oluşmuş olan geleneksel saygı ve minnettarlık hisleri hastaların davranışlarını etkilemektedir. Elbette bu hal güzeldir. Fakat yanlış uygulamaların önüne geçilebilecek bir bilinç oluşması gerekir. Artık sağlık hizmetleri çoğunlukla hayır maksatlı bazı vakıf ve kuruluşlar tarafından verilmemektedir. Sağlık hizmetleri küresel ve ulusal çapta büyük bir sektördür.Sağlık hizmeti alanlar aldıkları hizmetin ücretini dolaylı veya doğrudan ödemektedirler. Bir başka deyişle sağlık hizmeti alan hasta, aldığı hizmetin ücretini (hekimin, hemşirenin, hastanenin, sağlık ocağının....) ya doğrudan veya sağlık sigortasına ödediği primler ile veya verdiği vergiler ile ödemektedir. Vatandaş ‘senin ücretini ben ödüyorum’ veya ‘ben vergimi ve primini ödeyen biriyim’ bilincine ulaşmalıdır.

B. SAĞLIK KURUMU VE SAĞLIK PERSONELİNE BAĞLI NEDENLER

Sağlık kurumu ve sağlık personeline bağlı nedenleri değişik acılardan sınıflamak mümkündür.Mesela; sağlık personelinin hasta hakları ihlallerini niyet acısından şu şekilde sınıflayabiliriz.

  • Hasta yoğunluğu nedeniyle ortaya çıkan hasta hakları ihlalleri

  • Personelin bilgi eksikliği nedeniyle ortaya çıkan hasta hakları ihlalleri.

  • Hata ile ortaya çıkan hasta hakları ihlalleri

  • Kasıt ile ortaya çıkan hasta hakları ihlalleri.

  • Sağlık kurumları ve sağlık personelini beraber düşündüğümüzde şu şekilde yeni bir sınıflama yapılması mümkündür

  • Hasta yoğunluğu

  • Sağlık kurumlarının fizik kapasitesinin yetersizliği.

  • Sağlık personelinin yetersizliği

  • Hasta sayısının fazlalığı

  • Nöbet sistemi uygulamaları

  • Hasta sevk sistemi uygulamaları

  • Hasta merkezli sağlık hizmeti anlayışına ulaşılamaması

  • Teknoloji yetersizliği

  • Örgüt iklimi ve yönetim

1. HASTA YOĞUNLUĞU

a.Fiziki kapasitenin yetersizliği

Sağlık kurumları değişik nedenlerle ihtiyaca cevap verebilecek fiziki kapasiteye uygun olmadıkları çoklukla gözlenen bir durumdur.Hastaların poliklinik ve tetkik üniteleri önlerinde uzun kuyruklar oluşturdukları, kliniklerde küçük bir odada altı veya daha fazla hastanın yattığı sık rastlanır. Fizik kapasitenin yetersizliği hastaların alacağı sağlık hizmetlerinin olumsuz etkilenmesine neden olur.

b.Sağlık personelinin yetersizliği

Sağlık kurumlarında değişik nedenlere bağlı olarak bazı branşlarda sağlık personeli özellikle hekim ve hemşire eksikliğine sıkça rastlanır.Sağlık personeli eksikliği personel başına düşen hasta sayısını artırdığından hasta yoğunluğunu yükseltir.

c.Hasta sayısının fazlalığı

Sağlık kurumları planlanma aşamasında belirli bir nüfusa göre oluşabilecek hasta sayısı hesaplanarak planlanır.20-30 yıllık nüfus artışı tahminleri de göz önünde bulundurulur.Bütün bu çabalara rağmen geleceği tahmin etmek ve planlamak zordur.Ayrıca olağan üstü hallerde, bazı mevsimlerde ve bazı birimlerde hasta sayısını artması engellenemez.

d.Nöbet uygulamaları

Sağlık kurumlarında özellikle hastanelerde mesai sonrası klinik, tetkik üniteleri ve acil servislerde sağlık hizmetinin sürekliliğini sağlamak için nöbet uygulaması yapılır. Mesela; bir klinik de yatan hastalara mesai içerisinde 10-12 personel hizmet verirken nöbet esnasında 3-4 personel hizmet vermektedir. Bir çok hastanede nöbet süresi 16 saati bulmaktadır.Sonuç olarak personel başına düşen hasta sayısı artmaktadır.Bazı hastaneler nöbet uygulamasından doğan hasta yoğunluğunu çözebilmek için özellikle kliniklerde vardiya uygulamasına geçmektedir.

e.Hasta sevk sistemi uygulamaları

Sağlık kurumlarından hizmet almak isteyenler sağlık sisteminden faydalanmalarında basitten karmaşığa giden bir yol izlemeleri gerekmektedir.Öncelikle birinci basamak sağlık hizmeti veren kuruluşlara başvurmaları, sorunu çözülemediği takdirde bu birim tarafından ikinci basamak kuruluşlara sevk edilmeleri gerekir.Buna sevk sistemi denir.Birinci basamak sağlık kuruluşlarının iyi işletilmemeleri veya yasal istisna düzenlemeleri basit sağlık sorunlarının da üst birimlere taşınmasını netice vermektedir.Sağlık ocağında çözülebilecek bir sorun hastaneye hatta eğitim ve araştırma hastanesine taşınmakla hasta yoğunluğunun artmasına neden olur.

Yukarıda izah etmeye çalıştığımız nedenlere bağlı olarak hasta yoğunluğu sağlık kurumlarında özellikle hastanelerde artmaktadır.Hasta yoğunluğu hasta hakları yönetmeliğinde belirtilen hasta haklarına uyularak hizmet vermeyi güçleştirmekte, ihlal kapılarını açmakta veya artırmaktadır.

Bir örnek verecek olursak; günde 20 hastayı muayene etmesi gerek bir poliklinik hekimi 50 hastayı muayene etmek zorunda kalırsa, öncelikle muayene odası kapısında uzun hasta kuyrukları oluşur.Zaten hasta olan ve en azından oturarak istirahat etmesi gereken hastalar ayakta saatlerce kalmak zorunda kalarak hasta hakları yönetmeliğinde belirtilen asgari bir konfor içinde sağlık hizmeti almak hakkı ihlal edilir. Hekim bütün hastalara bakabilmek için zaman sınırlaması yapmak zorunda olduğundan hastayı dinlemek, tam muayene etmek, hastaya bilgi vermek ve hastanın mahremiyetini gözetmek, kullanacağı ilaçları tarif etmek gibi bir çok hususta gerekli dikkati gösteremez. Bütün bunlar; hastanın etkili sağlık hizmeti alma, hastanın kurum, personel ve hastalığı hakkında bilgi alma, hastanın bilgilendirilmiş rızasını alma, mahremiyetinin korunması gibi bir çok hakkının ihlaline ortam sağlamaktadır. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Buna bağlı olarak hasta hakları yönetmeliğinde ifade edilen

2.HASTA MERKEZLİ SAĞLIK HİZMET ANLAYIŞINA ULAŞILAMAMASI

İnsanların en çok önemsediği şey hasta olduklarında sağlıklarıdır.Bu nedenle sağlık hizmeti verenlere karşı minnettarlık hisleri taşırlar.Ayrıca sağlık hizmetleri uzmanlık gerektirdiğinde hasta diğer hizmetlerin tüketicileri gibi aktif tercih edeci olamamaktadır.

Geleneksel anlayışla yerleşmiş olan hekim merkezli veya iş merkezli hizmet anlayışı terk edilerek, hasta merkezli anlayışa geçilmelidir.Sağlık personelinin geçmiş dönemlerde almış olduğu eğitim ve kazanmış olduğu hizmet tarzının yeni anlayışa uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

İş veya hekim merkezli anlayış hastanın tedavi sürecine ve karar sürecine aktif katılımını büyük ölçüde engellemektedir.Bunun sonucu olarak mesela verilecek olan bir cerrahi müdahale kararına hastanın bilinçli olarak katılımı ve kararı kendisinin vermesini güçleştirmektedir.Hasta kendine empoze edilene razı olmak durumunda kalmaktadır.Halbuki hasta merkezli hizmet anlayışında hasta tam aydınlatılarak alternatifler arasından tercihini sonuçlarını bilerek kullanır.

3.TEKNOLOJİ YETERSİZLİĞİ

Bir çok sağlık kurumunda mali veya yönetim eksikliğine bağlı olarak gerekli tıbbi cihazlar alınamamakta, arızalanan cihazlar tamir edilememekte, teknik donanım iyi organize edilememekte veya cihazları kullanabilecek yeterli personel bulunmamaktadır.Bu nedenlerle acil durumlarda gerekli müdahale aksamakta veya hastalara tetkik için uzun sürelerle randevu verilmektedir.

Sağlık kurumlarındaki teknolojik yetersizlikler bir çok hastanın kaybedilmesi sakat kalması, tedavi süresinin uzaması, tedavi esnasında daha fazla eziyete maruz kalmasına, çoğu zamanda daha yüksek tedavi masraflarına katlanmasına sebep olmaktadır.

4.ÖRGÜT İKLİMİ VE YÖNETİM

Kurum ve örgütlerde yazılı olmayan fakat yerleşmiş anlayışlar doğrultusunda ortaya çıkan işlemlerin yapılış tarzı ve kişiler arası iletişim biçimleri vardır.Bunlar genel olarak örgüt iklimi olarak adlandırılır.Örgüt iklimi örgütün genel değerlerini ve tarzını yansıtır.Kuruma yeni alınan personel bu havadan etkilenerek tarzını geliştirir.Örgüt iklimini etkileyen önemli bir unsurda yöneticilerin tutum ve davranışlarıdır. ‘At sahibine göre kişner’ atasözü buna dikkat çekmektedir.

Sağlık kurumunda yeni göreve başlamış olan idealist bir çalışan olumsuz örgüt ikliminin etkisiyle bir süre sonra ‘Her şeyi ben mi düzelteceğim’ düşüncesine ulaşır ve deforme olur.Ülkemizde sağlık kurumları yöneticilerinin çoğunluğu kamu görevlisidir.Yöneticilik konusunda formal eğitim almış yöneticiler azdır.Kamu hastanelerinde en üst yönetim başhekimlik olup hekimler yöneticilik eğitimi almamaktadırlar.Birde buna memurluk zihniyeti eklenince bir çok yönetim zaafı ortaya çıkmaktadır.

C.SAĞLIK SİSTEMİ VE FİNANSMANINA BAĞLI NEDENLER

Ülke de oluşturulmuş olan sağlık sistemi ve sağlık harcamalarının finansman sistemi sağlık hizmetlerinin nasıl verileceğinin temel belirleyicisidir.

Bugün ülkemizde en çok tartışılan sağlık ve eğitim sistemidir.Mevcut sistemi çağın gerekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda reorganize etmek bütün hükümetlerin programında bulunmakla beraber son yirmi yıldır gerçekleşmemiştir. Sağlık sistemini tartışmak bu yazının boyutlarını çok aşmaktadır.Bu nedenle bazı kısa atıflarda bulunmakla iktifa edilecektir.

Ülkemizdeki koruyucu sağlık hizmetlerinin tamamı, tedavi edici sağlık hizmetlerinin yatak sayısına göre %95 kamu tarafından verilmektedir.Sağlık kurumları Sağlık bakanlığı, Mili savunma bakanlığı, üniversiteler, SSK başta olmak üzere çok sayıda kamu kurumu tarafından farklı prosödürler içerisinde verilmektedir.Genel sağlık sigortası yoktur.Kamu tarafından oluşturulmuş Bağ-kur, SSK, Emekli sandığı ve yeşil kart şeklinde dört farklı kamu sigortası vardır.Yinede ülke nüfusunun önemli bir kısmının hiçbir sağlık güvencesi yoktur.Her bir sigortanın farklı yapıları ve finans şekiller vardır.Hatta SSK hem finans hem de sağlık hizmeti sunucusudur.Özel sağlık kuruluşları yeterince teşvik görmemektedir.Bütün bunların sonucu;

Hastaların hekim ve sağlık kuruluşu seçimleri kısıtlanmaktadır.

Sağlık kurumlarında hasta yoğunluğunu artmaktadır.

Sağlık kurumlarından faydalanma imkanları kısıtlanmaktadır.

Bir çok kişi ihtiyacı olduğu halde sağlık hizmeti alamamaktadır.

Kaynak israfı artmaktadır.

Özel muayenehaneye uğrama ve bıçak parası uygulamaları ortaya çıkmaktadır.

Hastanede rehin kalma vakaları görülmektedir.

h)

 Eğitim Sunumları
Hasta Eğitim Sunumu   Download için Tıklayın
Eğitim Sunumu             Download için Tıklayın


Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi







 
 
h kdh h

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi

  ©
2009 KAYSERİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ   Tel  : 0 352 336 88 84 - 88-89-90    Faks: 0 352 320 73 13
 
  Bilgi İşlem Merkezi - Her Hakkı Saklıdır.